Esmeralda

Paris’in lağım kokan, kilisenin önündeki meydana çıkan arka sokaklarından birinde hızlıca yürüyordu, neredeyse koşacaktı. Geç kalmıştı. Acele ederken kulağının arkasına taktığı kırmızı gülü kaldırıma düşürdü. Dönüp alamadı. Uzun etekleri aceleyle yürürken ayaklarına dolanıyordu. Kilisenin çanları çalmaya başladı. Çan üçüncü kez çaldığında meydandaki yerini almıştı. Etekleri uçuşarak dans etmeye başladığında kalabalık açılıp, izlemeye başladı. İpekten sesiyle şarkı söylediğini duyanların ayakları uzak meydanlardan oraya doğru koşar adım geliyor, siyah saçlarından havaya saçılan sihirli bir koku izleyenleri oldukları yere mıhlıyordu. Şehirde onunkinden başka bir ses kalmamış, ayaklarını yere vurdukça hareket eden her şey durup onu izlemeye başlamıştı. Sesi meydandaki kuşların kanatlarında asılı kalıyor, havalanıp çan kulelerine çarpıyor, şehrin üzerine yağmur gibi yağıyordu. O anlarda içinde dermansız bir yangınla Esmeralda’nın dansını izleyen bir çift göz, saçlarını bir kez okşayabilmek için ellerini göğe kaldırıp, Tanrıyla pazarlığa başlıyordu. Bir başkası ise yaşam anahtarını elinde tuttuğu kızın acı dolu kaderini o zamandan görür gibi ellerine gözlerini dikmiş bakıyor, kaderinde ne yazılı olduğunu okumaya çalışıyordu. Esmeralda her şeyden habersizdi, gülümsüyordu.


Teknik Özellikler

Yükseklik: 68 cm
Ölçüler: 32x46 cm
Materyal: Pirinç, Ahşap ve Cam





Frida

Çok sıcaktı. Kafasını yastığa gömmüş, yatıyordu. Beyaz yastık, yalnız uyuyan insan kokuyordu. Yavaşça sırtüstü döndü. Üzerinde hep aynı tavan. Tavanda koca bir ayna. Üzerinde ince çatlaklar. Dümdüz yollar gibi uzayan çatlaklar, ağaç dalı gibi budaklananlar, derin ya da yüzeyde duranlar. Duvardaki takvime baktı. Eğer aylardır aynı yatakta kımıldamadan yatıyorsanız, sayılar hiçbir şey ifade etmiyordu. İçindeki mutsuzluk, bedenini parçalayıp dışarıya çıkacak vahşi bir hayvan gibi uğulduyordu. Ses her geçen saniye başka bir renge, desene, şekle benzemeye başladı. Çizgiler giderek hızlanıyor, yer değiştiriyor, başını döndürüyordu. Tavandaki ayna suretlerle doluyor, duvarlara taşıyor sonra bembeyaz olup tekrar doluyordu. Yüzlere dönüştüler sonunda. En çok da kendi yüzünün binlerce kopyasına. Dışarıdakiler önce tiz bir çığlık duydular. Arkasından haykırışlar, hıçkırıklar ve küfürler geldi. Nihayet acı bir sessizlik oldu. Alışkındılar, telaşlanmadılar.


Teknik Özellikler

Yükseklik: 68 cm
Ölçüler: 32x46 cm
Materyal: Pirinç, Ahşap ve Cam





İlsa

Hayatının en mutlu zamanlarını ne kadar mutlu olduğunu hiç fark edemeden geçirdi. Hayatının laneti de buydu. Güzel anlar ona hafifçe temas eder, yanağını okşar, omuzlarına yumuşak öpücükler kondururdu. O kadar sessizlerdi ki, parmak uçlarında gelip, geceleri açılan battaniyesini örtüp giderlerken yalnızca kokularını duyardı. Zaman kavramını yok edecek kadar sıradanlaşırdı huzur. Çağların başlangıcından beri orada duruyormuş gibi ona bakan gözlerdeki aşka alışmıştı. Kırıldığında acıyla dolan bakışlara karşı acımasızdı. Nihayet ayrılıkla imtihan edildi. Sevmeyi bilmiyordu ve geçemedi. Acı üzerine yanık kokusu gibi sinmişti. Ne kadar zaman geçse bir daha gülemedi. Gözleri hep nemli, bir daha neşe nedir bilmedi. Sıcak bir iklimde rastladı geçmiş zamanların hayaletine. Yılların pişmanlığı içindeki tüm sesleri susturmuştu, içinde hiçbir yaşam belirtisi bulamadı. Bir daha çal, dedi. Bir daha. Ne kadar denese bir daha o sesleri duyamadı. Hayatın laneti de buydu.


Teknik Özellikler

Yükseklik: 73 cm
Ölçüler: 32x60 cm
Materyal: Pirinç ve Cam





Jüliet

Zehri içmesinin üzerinden yalnızca birkaç saniye geçmişti. Tuhaf bir şey hissetmiyordu. Yalnızca sislerin içinde, bir rüyada gibiydi. Acı çekmeyi, canının yanmasını bekliyordu. Oysa odanın penceresinden gözüken gece bir anlığına tüm ışıltısıyla parlamış, yaşam olanca ihtişamıyla önünde eğilmişti. Dolunay bütün gökyüzünü aydınlatıyor, baykuş sesleri dereden gelen kurbağa seslerine karışırken; yapraklar bir sırrı kulağına fısıldar gibi hışırdıyordu. Fark etmeden gözlerinden billur yaşlar yuvarlanmaya başladı. Bir anlığına unuttuğu acı tüm ağırlığıyla geri dönüp, bağrına oturdu. Her şey anlamını yitirdi. Sevgilisinin güzel yüzünü, meltem gibi kokan ellerini hatırladı. Kadifeden sesi kulaklarına değiyor, gelecek güzel günlerden bahsediyordu. Hıçkırıkları odanın duvarlarına çarpıp binlerce kristal parçaya bölünüyor, üzerine düşen her parça vücudunda ince yaralar açıyordu. Kalbi tam o an, birdenbire durdu. Gökten birkaç yıldız kaydı. Dolunay bu acıya daha fazla dayanamayıp ortasından çatladı ve iki parçaya ayrıldı.


Teknik Özellikler

Yükseklik: 62 cm
Ölçüler: 42 cm
Materyal: Pirinç ve Cam





Kleopatra

Sıkıcı bir gün daha yaşanıp bitiyordu. Sıcak o kadar dayanılmazdı ki; nefes alırken insanın boğazına doluyor, içini kurutuyordu. Çöldeki kum taneleri altın tozu gibi parlıyordu. Hayat durmuş gibiydi. Hiçbir şey hareket etmiyordu. Yalnızca piramitlere taş taşıyan kölelerin durmayan kolları, yürüyen bacakları, bir karınca kafilesi gibi hareket ediyordu. Yok, hayır, onlara acımıyordu. Belki görmüyordu bile. Uzaklarda bir yere gözünü dikmiş, bir eliyle kucağındaki kedinin tüylerini okşuyordu. Elleri çırptı birden. Kedi korkuyla yere atladı. Tacını çıkarıp sehpanın üzerine koydular, kıyafetlerini çıkardılar. Süt banyomu hazırlayın hemen, diyen sesi Nil nehrinin üzerinden bir süre asılı kaldı.


Teknik Özellikler

Yükseklik: 40 cm
Ölçüler: 110 cm
Materyal: Pirinç ve Cam





Laila

Adam kapının eşiğinde dakikalardır kıpırtısız dikiliyordu. Arada bir kafasını kaldırıp bir şey söyleyecekmiş gibi bakıyor ama kelimeleri bulamıyordu. Konuşmak yerine paltosunun cebinden çıkardığı sigaralığından bir sigara alıyor, yavaşça ağzına yerleştiriyor ve gözlerini yüzüne dikip, çakmağını yakıyordu. Bir an güzel yüzü duman perdesinin ardında kalıyor, kadın onu göremediği bir saniyelik zamanda gözlerini özlüyordu. Oysa bakışları tam da oradaydı. Vücudunu, en narin eklemlerinden delip geçiyordu. Adam bakmaya devam ettikçe kadın karşısında kendini giderek daha zayıf bir varlık gibi hissediyordu. Sanki beyaz teni daha da beyazlaşıp, şeffaflaşıyor; adam düpedüz içini görüyordu. Bir an utanır gibi oluyor hemen sonra içini tuhaf bir cesaret kaplıyordu. Tüm hayatını toprakta çalışarak geçirmiş biri gibi kuvvetleniyordu elleri ve hayatta yapamayacağı hiçbir şey yokmuş gibi hissediyordu. O zamanlar ince bir ürperti sırtında dolanıyor, içinden geçiyor ve dudaklarında tuhaf bir gülümsemeye dönüşüyordu. Sonsuza dek sürecekmiş gibi görünen sessizliği adam bozdu. Biliyorsun, dedi. Eninde sonunda ondan boşanıp, benimle beraber olacaksın. Sigara izmaritini mermer döşemeye atıp, yeni boyanmış, rugan ayakkabısının ucuyla söndürdü. Kadının başı dönüyordu.


Teknik Özellikler

Yükseklik: 60 cm
Ölçüler: 40 cm
Materyal: Pirinç ve Boyalı Cam





Mercedes

Genç bir kız olmak zordu. Diğer kızlardan şişman bir genç kız olmak daha da zor. Hayat cevaplarını bulamadığı yarısı çözülmüş bir bulmaca gibi önünde duruyor, canını sıkıyordu. Yürürken bir vitrinin önünde durdu. Camdaki yansımasını baştan ayağa süzdü. Göğüsleri olgun şeftaliler gibi dallarından sarkıyorlardı. Göbeği ve kalçası birlik olmuş, neşesiz bir çemberi tamamlıyorlardı. Defalarca kendi etrafında döndü, iyice baktı. Ne yapalım, der gibi omuz silkti sonunda. Gülümsedi ve şarkı söylemeye başladı. O günden ölümüne dek de şarkı söylemeyi hiç bırakmadı. Tüm dünyadan milyonlarca insanı kendisine hayran bıraktı. Ölmeden önceki son konserinde yaşadığı her şey için minnet duyduğunu söyleyerek hayata teşekkür edecekti.


Teknik Özellikler

Yükseklik: 46 cm
Ölçüler: 60 cm
Materyal: Pirinç ve Cam





Mila

Güneş gri binaların arkasından yavaş yavaş yükseliyordu. Mila uyanalı saatler olmuştu. Aynanın karşısında bacaklarını esnetirken dikkatlice vücudunu inceliyordu. İncecikti. Zarifti. Güzeldi, biliyordu. Topuzu başının üzerinde, tam olması gereken yerdeydi. Bale pabuçları kar taneleri kadar beyazdı. Uzun kollarını indirip kaldırırken, parmak uçlarında dönerken, eğilip kalkarken çok rahattı. Bunları yapmak için yaratıldığını biliyordu. Yine de endişenin bir kuş gibi içinde çırpınmasına engel olamıyordu. Başarısızlık korkusu, çıkmayan kötü bir koku gibi üzerine sinmişti. Bakışlarını yüzüne çevirseydi, günlerdir bir şey yiyemediğinden çöken avurtlarını, hastalıklı derecede beyaz yüzünü ve gözbebeklerine yerleşmiş endişeyi görebilirdi; ama bakmıyordu. Kendiyle göz göze gelse kalbi buzdan bir küre gibi ellerinden düşüp paramparça olacaktı. Kapı açıldı. Seçmelere katılacak diğer kızlar gülüşerek içeriye girdiler.


Teknik Özellikler

Yükseklik: 60 cm
Ölçüler: 40 cm
Materyal: Pirinç ve Boyalı Cam





Nina

İşte yine sahnedeydi. Enstrümanların parladığı orkestra bir tek işaretiyle başlamayı bekliyordu. Salon ışıl ışıldı. Seyirciler yerlerine oturmuşlar; yüzüne sanki içini, içinden geçen hisleri görebileceklermiş gibi bakıyorlardı. Heyecanını vahşi bir atın başını okşar gibi yavaşça yatıştırdı. En sevdiği şarkıyla başlayacaktı. Önündeki nota sehpasına göz attı. Notalar ona gülümsüyor, dudaklarından dökülmek için sabırsızlanıyorlardı. İşte, dedi içinden, hayatta en mutlu olduğum yerdeyim. Mikrofona yaklaştı. İçinde bir titreşim büyüdü, büyüdü ve uçmayı yeni öğrenen bir kuş gibi sakince havalandı. Seyirciler o gece Nina ilk şarkısına başladığında ağzından bir takımyıldızın çıktığına ve salonda bir süre asılı kaldıktan sonra gökyüzüne dağıldığına yemin edebilirlerdi.


Teknik Özellikler

Yükseklik: 46 cm
Ölçüler: 60 cm
Materyal: Pirinç ve Boyalı Cam





Rapunzel

Rapunzel’ in hikâyesi hep yanlış anlatıldı. Gerçek hikayede onu ıssız yerlerdeki kulelere kapatacak cadılar yoktu. Güzel sesine aşık olacak bir prensin de var olduğunu sanmıyordu. Saçlarının bir kule boyunca uzayabileceğini hayal edemiyordu. Üstelik hafta sonu sinemada izlediği filmden sonra da saçlarını kısacık kestirmişti. Belki yalnızlığı daha çoktu. Çocukluğundan beri her canı sıkıldığında kıyıdaki deniz fenerine tırmanır, tüm şehrin pırıltılı bir mücevher gibi dünya üzerinde asılı duruşuna bakar, neden bilmez; duygulanırdı. Fark etmeden saçları uzardı böyle günlerde. Bir kedi tırmanırdı uçlarına sessizce ağlarken, bir balık uçmaya başlardı. Bir geminin yelkenleri iç çekişiyle dolar, okyanuslara yol alırdı. İmkânsız şeyler kendi imkânsızlıklarından yorulur, her şey başka bir şeye bir an bile karşı çıkmadan dönüşürdü. Aslında belki bu hikaye de yanlış anlatıldı ve gerçek hikayenin ne olduğu kız kuleden asla kurtulamadığı için hiç öğrenilemedi.


Teknik Özellikler

Yükseklik: 60 cm
Ölçüler: 45 cm
Materyal: Pirinç ve Boyalı Cam





Sehrazad

Sarayın terasından karanlığın örttüğü şehre bakarken kalbi hala hızlı hızlı çarpıyordu. Sesini uykuya yeni dalan padişah duyup uyanacakmış gibi tedirgin olup, ellerini göğsünde birleştirdi. Gömleğinin yakalarını gevşetip, derin nefes aldı. Gökte tek bir yıldız bile parlamıyordu. Yalnızca çok uzakta nöbet tutan askerlerin mızraklarının parıltısını görüyordu. Nefesi yatışmıştı. İçindeki ölüm korkusu giderek hafifliyor yerini aşık olma korkusuna bırakıyordu. Mümkün değil, diye karşı çıktı içindeki sese. İçeriye yürüdü sessiz adımlarla. Tüllerle çevrili yatakta, savunmasız bir çocuk gibi yatan bu adam mıydı kendisine bu korkuyu salan? Uzanıp yanağını okşadı. Belki kendisi çoktan anlattığı hikâyelerden birinin bir parçası olmuştu.


Teknik Özellikler

Yükseklik: 58 cm
Ölçüler: 40 cm
Materyal: Pirinç ve Boyalı Cam





KOLEKSİYONUMUZ

01ESMERALDA

MENU